4 Aralık 2008 Perşembe

KATILMIYOR DEĞİLİM

Şiş li'deki bir dürümcünün reklam broşüründen harfi harfine aktarılmıştır. --------------
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir. Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit atalarımızı ve tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada çalışmaya devam eden Türk kadınlarını; kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız bir ırk haline getirmektir. İcabı halinde 240 kiloluk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden b ir züppe haline getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi? İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı palavradır. Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek ayarlanabilecek bir gaz durumudur. Sakın bu oyuna düşmeyin. Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale getirmişlerdir. Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir! Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!

5 yorum:

Hayati İnal dedi ki...

ALLAH RAZI OLSUN.BUNU İDRAK EDEN İNSAN VE BEYİNLER OLDUĞU SÜRECE BİZDE MESELELER ÇÖZÜLÜR.ÇÖZÜLMEYENLER İSE ALLAHIN BİLECEĞİ İŞLERDİR.MESELA KURAKLIĞA BİR ÇARE VARMI?ANTALYADA ALLAH BETİRİNDEN KORUSUN KURAKLIKDAN KAVRULDUK.AKDENİZ HAVZASI TURİZM HAVZASI OLDU.BEREKET VE BOLLUK KA....PEZ....VE DEY...GELMESİYLE KAYBOLDU.DUAMIZ HEP AYNI.ALLAHIM BİZLERİ AÇLIKLA SUSUZLUKLA YOKLUKLA KURAKLIKLA ISLAH ETME...!AMİN

d.m.t dedi ki...

Kurban bayramı öncesi yaptığınız olacak iş mi?
Eski deviri bilmem ama şimdi; bir koyunu bir oturuşta yemeyi düşünüyorsan öncelikle acil servisten randevu almak lazım! Sağlık bakanlığı koruyucu hekimliği yaygınlaştırmaya çalışıyor, siz doktorlara iş çıkarmaya çalışıyorsunuz.
Eski zamanlarda insanlar bolca yermiş ama acayip şekilde de çalışırmış. Yediğini yakarmış yani. Şimdi merdiven yürümekten bile çekiniyor; asansör kullanıyoruz.
İnsanların homini yedikleri de olduğu gibi bedenlerine yük olarak oturuyor. Sonra tostoparlak, yusyuvarlak bir durum!
Babam tatardır. Evde yemekler hep etli olur. Ben (kendi şahsıma) istediğimi yerim, hiç rejim yapmadım gram kilo almam.Tanrı vergisi bir şey!
Ama her zaman sağlıksız beslenmeye karşıyım, az yeme taraftarıyım.

Hayyam dedi ki...

Demet hanım,
Bu metin dürümcünün reklam metni,katıldığım şeyse damak zevkimizin hızla değiştiği,yeni nesilin mutfağı Mc Donalds ve benzeri yerler oldu;yoksa bir oturuşta kurbanını yiyecek babayiğit zaten kalmadı :)

Yalçın Sezer dedi ki...

Müemmel bir yazı,

Paylaştığın için çok teşekkürler Hayyam bey.Elbette günümüzde eski yıllardaki gibi faal çalışmıyoruz ve yediklerimizi yakamıyoruz fakat, yazıda vurgulanan noktalarada katılmamak mümkün değil.

Sağlık en büyük hazine, tüm okuyuculara sağlık ve mutluluklar diliyorum.

Hoşçakalın.

Yalçın SEZER
Uzman Biyolog

Kemal Demirci dedi ki...

Eline sağlık Hayyam Abi. Katılmamak elde değil. Bende çok rahatsızım bu konulardan. O nedenle bloğumda birkaç şey de ben söylemek istiyorum izninle.
Görüşmek üzere saygılarımla,